Duygusal Zeka Nedir?

09 Nisan 2021 4 3
Duygusal Zeka Nedir?

Duygusal zekâ kavramını hayatımıza sokan ve bu konuda birçok araştırma yapan Daniel Goleman EQ’yu şöyle tanımlıyor: “Kendini harekete geçirebilme, aksiliklere rağmen yoluna devam edebilme, dürtülerini kontrol ederek tatmini erteleyebilme, ruh halini düzenleyebilme, sıkıntıların düşünmeyi engellemesine izin vermeme, kendini başkalarının yerine koyabilme ve umut besleme.”

Uzun yıllardır yüz binlerce kişi üzerinde yapılmış araştırmalar sonucunda IQ’nun aksine, duygusal zekânın mutlu ve başarılı bir hayatı deneyimlemede daha güçlü olduğu kanıtlanmıştır.
Duygusal becerileri gelişmiş kişiler yaşamlarını daha doyumlu ve etkili bir şekilde sürdürebilir, kendi potansiyellerini besleyecek zihinsel alışkanlıkları edinebilirler. Duygusal hayatını bir şekilde kontrol altına alamayan kişiler ise kendi içlerinde çatışma yaşayıp yaşamı kendilerine zehir edebilirler. Biraz yavaş, çatışmaya gerek yok. Duygularınıza sadece sıcacık kucağınızı açmanız yeterli. Sen evet sen. Elinde çayını yudumlayan arkadaşım. Sen neden bu kadar duygularını ciddiye alıyorsun, onlarla çatışıyorsun? Bir dahaki sefere çayının yanında simidini unutma. Acıkmışsın belli. Hadi bir şeyler atıştır sonra devam edersin kitaba. Ama bekliyorum. Çok abartma. Hemen atıştır gel! Yaşamı da, kendini de, düşüncelerini de bir daha bu kadar ciddiye alma. Biraz da salla gitsin!
Çok yüksek bir matematik, fizik, tarih başarısına ya da geniş bir kültür yelpazesine sahip olabilirsiniz. Fakat bu tür yeteneklerin gerektirdiği bir ortama girmezseniz, kimse sizin farkınıza varmaz. Ya da böyle bir ortamda bulunup bu yeteneklerinizi kullanamasanız da aynı sonuç geçerlidir. Fakat sempatik, popülaritesi yüksek bir kişiyseniz fark edilmeniz çok daha kolaylaşır. Hatta “aranan kişi, istenen kişi” bile olabilirsiniz. Burada farkındaysanız IQ’nun hiçbir rolü yoktur. Sadece duygusal zekâ sahnedeki rolünü çok iyi oynamaktadır.

Duygusal zekası gelişmiş bireyler yaşamda hem mutlu olmayı hem de başarılı olmayı deneyimleyebilirler. Çünkü kendilerinin iyi ve zayıf yönlerini çok iyi tanırlar. Karşılaştıkları sorunlar karşısında zihinlerini çok iyi yöneterek sorunlarla baş edebilirler. Yaşamda sorunlarla karşılaştıkları anda alternatifler üretip her şeye rağmen yollarına devam edebilirler.
Duygularımızdan kaçamayabiliriz. Duygularımızdan sorumlu değilizdir ve kontrol edemeyebiliriz. Ancak davranışlarımızı kontrol edebiliriz! Örneğin öfkelendiğimizde öfke duygusunu hissetmemize engel olamayabiliriz. Ancak bu öfkeyi şiddet davranışına dönüştürmemize engel olabiliriz. İşte duygusal zekası gelişmiş bireyler duygularının bilincinde olup bu duyguları dönüştürebilirler. Kısaca duyguları ile güçlenebilirler.

Toplum olarak zor bir süreçten geçiyoruz. Maddi hayat manevi hayatın önüne geçmiş durumda. Manevi hayat önemini giderek yitirmektedir. Biran öne vicdanlarımızı harekete geçirmeli merhamet, empati, şefkat ve vicdan tohumlarını yüreklerimize yeniden serpmeliyiz. Bu da ancak ve ancak duygusal zekamızı geliştirmekle mümkündür. Çünkü duygusal zekası gelişmiş bir birey kendisinin ve diğerlerinin tüm hücrelerini şaşırtacak kadar özgürlük ve şefkat duygusunu koşulsuzca harekete geçirebilecektir

Site İçi Ara
Kitaplarım
Son Yazılar
Şimdi Oyna ve Kazan

555 Çarkını Bul

Hediyeni Al
SÜRE:
00 dakika
00 saniye
ABONE OL

Yayınlarıma ve daha Fazlasına Abone Olmak İçin E-Posta Adresinizi Yazın